Yaşıt Zorbalığı

Çocuk Eğitimindeki Yeriniz Nedir?
8 Temmuz 2019
Çocukları İstismardan Korumalıyız
11 Temmuz 2019

Yaşıt Zorbalığı

Yaşıt Zorbalığı Nedir?

         Gün geçtikçe farklı şekillerde ortaya çıkan yaşıt zorbalığı çeşitlerine şahit oluyor veya medyadan haberdar oluyoruz. Yaşıt zorbalığı normal olmayan bir çeşit davranış bozukluğu olarak görülmektedir. Buna maruz kalan çocukların psikolojisini de ciddi derecede etkilemektedir. Okul çağına gelmek, yaşıtları arasında bir yer edinmek ve okulun sosyal ortamında bulunmak her çocuğun hakkıdır. Yaşıt zorbalığı ise bu hakkın çocukların yaşıtları veya çevresindeki arkadaşları tarafından engellenmesi, kısıtlanması, psikolojik baskı ile stresli hale getirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda bazı psikolojik belirtiler de ortaya çıkmaktadır.

         Tam olarak neler görülüyor?

         Çocuk, yaşıtları tarafından baskıya maruz kalıyor. Bazen de küçük düşürülmeye çalışılarak değersizleştiriliyor. Hatta sürekli bir şekilde çocuğun sosyal ortamlarda kendisini ortaya koymasına müdahale ediliyor. Daha ileri safhalarda ise tehdit, hakaret, fiziksel şiddet, cinsel istismar, haraç alma, psikolojik şiddet gibi durumlarda söz konusu olabiliyor. Başarılı olmak, maddi ve manevi pozitif özellikleri olmak bazen bu türlü bir durumda zorbalığın odak noktası haline gelmesine sebebiyet verebilir.

         En sık okul ortamında görülüyor

         Çocukların yaşıtları ile karşılaştıkları ortam genellikle okul ortamı olmaktadır. Bu sebeple yaşıt zorbalığı en sık okul ortamında görülüyor. Maalesef öğretmen ve idarecilerin çoğunlukla bu durumdan haberleri olmuyor. Hatta bazen haberleri olsa bile müdahale etme konusunda sorunlar yaşanıyor. Hele hele bu zorbalığı profesyonel yapan bazı çocuklar uzun süre bu olayların açığa çıkmasını engelliyor. Ancak çocukların duygu ve davranışlarında ciddi bozulmalar olduktan sonra açığa çıkabiliyor.

         Buna maruz kalan çocuklardaki belirtiler nelerdir?

         Bu çocuklarda, ilk olarak o çocukların bulunduğu yere gitmek istememe söz konusudur. Buna kaçınma davranışı diyebiliriz. Ayrıca içe kapanma, yalnızlaşma, sessizlik, açıklayamadığı durumlar örnek olarak vücudundaki bir iz, kıyafetindeki bir yırtık, bir eşyasının kaybolması, verilen bir harçlığın nereye harcandığının bilinmemesi, çok para harcama, korku, kaygı, endişe, huzursuzluk, sebepsiz ağlamalar hatta intihar düşüncesi bile olabilir.         

Sonuç olarak ülkemizde özellikle sosyal medyanın daha fazla kullanılması ile birlikte sanal zorbalık şekilleri de artmaktadır. Bir başka yazımda bu konuya da değineceğim. Ancak çocuklarımızla olan iyi iletişim, onlarda olabilecek duygusal ve davranışsal değişiklikleri hemen fark etmek, okuldaki idareci ve öğretmenlerin hassasiyeti ve bu konuda çocuklara gerekli baş etme becerilerinin verilmesi, kendine saygının öğretilmesi önemli bir konudur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir